hakiki zeytinyağı etiket arşivi

ZEYTİNYAĞI TESTLERİ

Yeşil sıkım ilk hasat zeytinyağı

Öncelikle herkese sağlıklı alışverişler dilerim bu yazımda HAKİKİ ZEYTİNYAĞINI anlamanın bazı kolay yollarından bahsetmek istiyorum.

Bilindiği üzere  ZEYTİNYAĞI aslında mevye suyu olarak geçer yani kulandığınız zeytinin öz itibariyle suyudur,kimyasal açıdan ise yağıdır.Zeytinyağı konusunda özellikle fiyatların artmasından ötürü birçok hile yöntemine başvuruldu özellikle bunlardan bir çoğuda zeytinyağının bütün muhteviyatını bozan karışımlarla yapıldı.PAMUK YAĞI,KANOLA,PALMİYE AĞACI YAĞI ve diğer kimyasal bileşenlerle ZEYTİNYAĞLARI tahriş edildi ucuz fiyata piyasada satıldı.İşin kötüsü bunu sadece şahıslar yapmadı aynı sahtekarlık işine bulaşan ufak çaplı fabrikalar dahi oldu ancak fabrikalarda olan çok çabuk tespit edilip gerekli işlemler yapıldı.

Organik Zeytinyağı Zeytin Bahçelerinden Sizlere

Ben şimdi sizlere aklınızda takılan kalan,acaba dedirttiren bu dümen zeytinyağlarını anlamanın en kolay yollarından bahsedicem zaten sizlerinde bunları bilmesi gerekir ki benim gibi düzgün mal satmaya çalışanların ürünlerinş test edin ve gönül rahatlığıyla alın çünkü sadece biz bu sahtekarların önüne geçemeyiz öncelikle bu sahte zeytinyağlarını siz tespit edip lazım olanı yapmanız gerekiyor.

1.TEST GÜNEŞ TESTİ

Hakiki zeytinyağının içerisinde güneşten çok çabuk etkilenen faydalı mineraller ve renk hücreleri(pigmentler) vardır esas itibariyle hassas,ısıya ve ışığa fazlasıyla duyarlı minerallerdir.İşte testimizin ana temasını zeytinyağının bu önemli özelliği teşgil eder.

Bir cam veya plastik şeffaf kaba zeytinyağını koyun güneşe bırakın 1 gün kalsın,isterseniz sonucu daha hızlı ve keskin almak için 2 gün kalsın.Daha sonra zeytinyağını içeriye alın ve renk değişimini kontrol edin önce sararma derecesi artacak ve sarıdan kırmızı doğru bir  renk tonuna dönmeye başlayıp en sonunda kızaracaktır yani renk olarak kıpkırmızı olmayak zeytinyağı yanacak,sıcaktan pişerek kızıllaşacak böylelikle zeytinyağını gerçek faydalı bir yağ yapan özelliklerini yitirecektir.

GELELİM İKİNCİ DENEYE

2.TUZ RUHU-PORÇÖZ DENEYLERİ

Mevcut deney çok basit yapılmakta bir cam bardağa farklı zeytinyağlarını koyun ve içerrisine zeytinyağı oranında PORÇÖZ-TUZ RUHU dökün ve 5 dakika civarı aynı yönde karıştırın karışım olan yağ bir müddet sonra kırmızıya döner.Yöntemin uygulaması ve yapılması gayet kolay olduğundan daha fazla detaya girmeye gerek yok neticeyi birebir sizler zaten görüp anlayacaksınız.

3.DONMA TESTİ

Alında bilinenin aksine sadece zeytinyağı donmaz farklı yağlar yine farklı ısı derecelerinde donar.Asit oranı yüksek,tortulu yeni zeytinyağları daha yoğun olduğundan çok daha hızlı donar.Ama yinede donma TÜRK HALKI tarafından en çok kullanılan ve itibar edilen yöntemlerden biridir yanlız şunu belirtmek isterim Zeytin ağacının yetiştiği bölgenin soğukluk derecesi,iklimsel anlamda sertliği,toprak yapısı,zeytin ağacının türü,asidik özelliği tüm bunlar donma hızını etkiler.Mesela dağ köylerinin zeytinyağları yetiştiği iklim ve kışın gördüğü soğuktan dolayı ova zeytinyağlarına nazaran daha geç donar çünkü zeytin ve zeytin ağacı soğuğa alışıktır ve zeytin meyveside bu iklime ayak uydurup iç yapısını ona göre düzenler,soğuğa dirençli olur buda donma derecesiini arttırır yani daha düşük ısıda daha geç donabilir.

Tüm bunların dışında doğru bilinen yanlışlardan biri zeytinyağı içtinmi hemen boğazını yakacak tabi hafif bir acılık veya yanma hissedilir lakin bu belirtildiği tarzda baldıran zehiri gibi yakıp bırakmaz sadece hafif acılığı boğazdan geçerken belli olur.Naturel sızma zeytinyağları hafiftir şimdi 5 asit zeytinyağıyla 0,6 asit aynı yakıcılığı barındırmaz 5 asit çok daha fazla yakar yani şimdi 5 asit zeytinyağı daha mı kaliteli diyelim.Tabiyki hayır yani kaliteli düşük asit bir zeytinyağının yakıcılığı çok az olur damakta yumuşaklığı,bıraktığı meyvemsi aroma fazladır biz hakiki ve kaliteli bir zeytinyağımı arıyoruz yoksa tabağımıza kostiği katılmamış sabunmu dökmek istiyoruz mevzuyu ona göre bilmek lazım.Yüksek asit zeytinyağıda tüketilir  bu tamamiyle alışkanlığa ve damak tadına bağlı  ancak genel  itibariyle yüksek ısılarda yakarak asitliği öldürülen veya sabuna gönderilen bir zeytinyağıyla  ORGANİK BİR NATUREL SIZMAYI kıyaslamak deveyi at yerine koyup kullanmak gibidir evet deve yük taşır ama bir at gibi koşturamaz,uzun mesafe ve hızlı ulaşıma gitmez en sonunda devedir ne yapsanızda.Benim maksadımda bu iki kalite ve sınıf farkını ortaya koymak ve ZEYTİNYAĞI TÜKETİCİSİNİ BİLİNÇLENDİRMEKTİR.

Herkese bol sağlıklı günler ve güzel alışverişler dilerim.

MURAT ÇELİK

İZMİR/BAYINDIR

ZEYTİN AĞACI

Bayındır Menderes Ovasının Zeytinliği

ZEYTİN AĞACININ YAŞAMI

Ekilmeden, kendiliğinden yetişen zeytine; yabani zeytin veya delice (oleaster) denir. Köylülerin dağdaki deli zeytini sıkıp çıkardıkları ve ilaç gibi kullandıkları yağa da “çoral” denir. Delice, aşılanıp-ıslah edilerek, kültür bitkisine(sativa) dönüştürülüp, daha verimli bir hale getirilebilir. Fidandan, dikme olarak yetiştirilen zeytin ağacı, kazık kök yapmaz ve çabuk yıkılır. Oysa dağda, tohumdan üreyen zeytin ağacı; kazık köklüdür, yerinden kolay sökülmez.Zeytin ağacı, meyvesinin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen, altın sarısı yağı olan, çok değerli bir ağaçtır. Uygun koşullarda yetiştirilirse, ekimini izleyen 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir. Zeytin ağacının verimli hale gelmesi, 20 yılı bulur ve giderek de verimi artar. 35-150 yıl arası, ağacın olgunluk ve tam verim dönemidir. Sonra, daha yüzlerce yıl yaşar. Oldukça uzun bir yaşamı vardır. Yaşlanınca da tabii ki verimi azalır.

Dağ zeytinliği

 

Zeytin ağacı, bir yıl bol ürün verirken, arkasından gelen yılda adeta dinlenir ve verimi azalır. Sonuçta, bir yıl çok, bir yıl az ürün verir. Buna Periyodisite denir. Bu durum, halk arasında var yılı ve yok yılı olarak adlandırılır.

Zeytin ağacı, meyvesinin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen, altın sarısı yağı olan, çok değerli bir ağaçtır. Uygun koşullarda yetiştirilirse, ekimini izleyen 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir. Zeytin ağacının verimli hale gelmesi, 20 yılı bulur ve giderek de verimi artar. 35-150 yıl arası, ağacın olgunluk ve tam verim dönemidir. Sonra, daha yüzlerce yıl yaşar. Oldukça uzun bir yaşamı vardır. Yaşlanınca da tabii ki verimi azalır.

Zeytin ağacı, bir yıl bol ürün verirken, arkasından gelen yılda adeta dinlenir ve verimi azalır. Sonuçta, bir yıl çok, bir yıl az ürün verir. Buna Periyodisite denir. Bu durum, halk arasında var yılı ve yok yılı olarak adlandırılır.

 

YAŞADIĞI COĞRAFİ KOŞULLAR

Zeytin ağacı, genellikle rakımı düşük coğrafyalarda yetişir. Ancak denizden 1000 metre yükseklikte de, zeytin tarımı yapılabilmektedir. Türkiye’de, 800 hatta 1000 metreye kadar zeytin yetişmektedir. Zeytin, özellikle 400 metrenin altındaki alçak alanlarda, daha verimli olur. Zeytin ağacı için, yetiştirilmeye elverişli coğrafya; yazları sıcak, kışları ılıman geçen iklimlerdir. Zeytin, suyu sever, ama susuzluğa da dirençlidir. Aynı ölçüde verimli olamasa bile, zeytin ağacı, kendisini, bölgenin iklim yapısına uydurmayı başarır.

Zeytin ağacının yağ oranı yaylalarda,tepelik alanlarda artar ancak sofralık zeytin için daha düz alanlarda ekimi uygundur.